O YEMEK, SOĞUK YENECEK!

O YEMEK, SOĞUK YENECEK!

Erdemden girip, güzel ahlaktan çıkmayacağım merak etmeyin. Aksine en keyifli yenen yemekten bahsedeceğim; Soğukken yemesi tavsiye edilir ama dumanı üzerinde buram buram tüterken yenmesi çok daha zevklidir. Zamanı gelince, tam da herkes, her şeyi unutmuşken, adalet yerini yukarıdaki en kutsal merciye devretmişken, ansızın önünüze konan, zafer, huzur, keyif kokan en lezzetli yemek…

 
‘Müvekkillerin bu sorularına nasıl tahammül edebiliyorsunuz Cansen hanım’ diye sordu, ofisten avukat arkadaşım Hülya geçen gün. Yine, ‘Sabrınıza hayranım, nasıl görmezden geliyorsunuz, affedebiliyorsunuz’ dedi, ofisten Zuhal. ‘ Valla ben sizin kadar olgun olamam, unutamam, helal olsun’ dedi, benden kaç yaş büyük sevgili Mimicim.
Tüm bunların aynı haftaya gelmesi, durup düşünmeme yol açtı bir an, büyümüş müydüm, körleşmiş mi? Yaşlanmış mıydım, umarsızlaşmış mı ?
 
Çok şey vardı anlatacak, ne çok şey…
Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı, söylemesem gönlüm razı değildi.
Ne yapacaktım, susacaktım.
Sessizliğin, en güzel cevap, kelimelerin kadar edebin, edebin kadar ederin olduğunu mu anlatacaktım, acımadan nefesime, fazla mesai yaptırarak cümlelerime…
Ne gerek vardı, varsın sustuklarımı duymasınlardı…
 
Dondurmadan sonra soğuk yenebilen tek yemektir intikam. Acıyı kabullenememenin, yas tutmayı becerememenin öteki ismidir. Kaybıyla yüzleşemeyen kişinin paniğidir. Sevmem ben de intikam almayı ama ödeşmek adettendir tamam da bazen hafızanın bile unutulduğu bu dünyada, bitip giden şeyi hafızaya yazmak, kabul edin gereksiz bir çabadır.
 
Benim de aklımdan geçmiyor değil tabi çoğu zaman ama zordur intikam almak, sanıldığı kadar kolay sanılmasın, herkesin harcı değildir. Zordur, entrikalara gücü yetmez insanın, kalp kırmak, can acıtmak dile kolay da ele zordur. Pişmanlığa bırakabilir öfke yerini çünkü, kendine kızabilir, ezilebilir, saygını kaybedebilirsin sonrasında. Anlık kararlar, tarifsiz acılara, zamansız pişmanlıklara dönüşebilir bir anda. Velhasıl ayar işidir bu biraz, kaçarsa yemek yenmez olur, ayarında ise tadından yenmez olur.
 
En güzel intikam, başarılı olmak denir ya, aynen de öyle. Daha da güzeli mutlu olmak, söyleyeyim size. Bazen sadece unutmaktır, intikam bazen yok olmak ortadan. Öyle bir kayın ki yıldız gibi hayatından, yapabildiği ancak dilek tutmak olsun arkanızdan…
 
Zalim olmak için firavun olmaya gerek yok; Bu bazen hocanız, kocanız, kankanız olabilir. Evladınız yakabilir canınızı, aileniz, çok sevdikleriniz. Düşündükçe, üzüldükçe gidiyor işte hayatınızdan, önce dakikalar sonra aylar, yıllar. Biliyor musunuz, aslında intikamda, intikam alınan kişi kazanır. Siz onu düşündükçe, o yangının külünü söndürmedikçe, aklınızdaki, kalbinizdeki yerini sağlamlaştırır. Yaşadıkça gördüğüm; Birini yaptıklarından dolayı üzmek istiyorsan affedeceksin ki bu iyiliğin altında ezilsin, ezilmiyorsa da içinizdeki nefreti bile yaşamaya değmiyordur, unutun gitsin.
 
Çok tatsız, kendimi haksızlığa uğramış ama elimden bir şey gelmesi imkansız hissettiğim bir anda karşılaştım Şems-i Tebrizi’nin şu sözleriyle; Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan Bütün samimiyetinle affet. Hissedilen her şeyi arşivleyen kader, kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir...
 
Bırak ilahi adalet tecelli etsin diyor Şems, bırak kalbin en değerli enstrüman olarak kalsın. En güzel melodiler, sığmaz o kalbe, çal çal bitmez. Ancak gel gör ki, bazı insanlar malesef  nota bilmez...
 
Epeydir öyle yapıyorum ben, tutmuyorum artık başkalarının hatalarını zihnimde, taşımıyorum o yükleri yüreğimde. Ah bile edemiyorum, olur da gidip tutar, yine üzülürüm benim yüzümden oldu diye. Yani işte kiminizin iyi niyet, kiminizin salaklık olarak adlandırdığı bu duygu varken bende, bu iş zor açıkçası, üzücü ve yıpratıcı. Tamam canım, akıl vermiş Allah, gerekirse alabilirim intikamımı da, Tanrı bu konudan benden daha yaratıcı :)
 
Yaptığınız fedakarlıklar mı ne olacak?
Fedakarlık, başkaları için yaptıklarınız için değil, kendiniz için yapmadıklarınızdır, yani bir şey olmaz. İlahi adalet, vicdanın sesidir, hiç şaşmaz.
Yaşattığını yaşamadan gitmeyi, hiçbir kitap yazmaz.
Ve inanın bana;
Yarına kalsa da yanına kalmaz…
 
CANSEN ERDOĞAN
twitter       : @cansenerdogan
instagram :  cansenerdogan
Snap chat  : cansencann

Konuyla İlgili Yorumlar

Yorum Bırak

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>