ANTOJOS Silver

ANTOJOS Silver

Tatil en sevdiğim şey, Göcek de en sevdiğim yer olunca buradaki her şeye farklı bir gözle bakmam kaçınılmaz oluyor galiba  Burada güneşin doğuşu mucize gibi, batışı sihirli, rüzgarı ahenkli. Buram buram yaz kokuyor, begonviller dans ediyor. Bu doğal, sessiz, sakin yer, cennetin fragmanı gibi geliyor bana, kalbim huzurla doluyor.

Akşam yemeğini sahildeki balıkçılardan birinde yemeye karar verdiğimiz gün, öncesinde çarşıda biraz dolanalım dediğim gün keşfettim ‘ANTOJOS Silver’ı. Göcek’in o bildik, samimi, mahalle havasındaki minik çarşısında gezerken kardeşim gösterdi köşedeki bu dükkanı. Gerek şehirde gerekse sayfiye yerlerinde görmeye alıştığımız o envai çeşit incik-boncukçulardan biri sandım öncesinde. Kardeşim; ‘Hadi bir bakalım içeri’ deyince ne kadar yanıldığımı anladım.
Burası o alışılageldik takıcılardan çok daha farklıydı. Bir kere kalite kendini, dükkanın her köşesinde hissettiriyordu. İnciler, roseler, gümüşler birbirinden değişik şekil ve formatlarda  dizayn edilmiş, tam birini alacakken başka birini görüyor, ona bakarken başka bir şeyde aklım kalıyordu. Bu duyguyu en son henüz 6-7 yaşlarında annemin takılarını, kolyelerini karıştırıp bir birini, bir öbürünü takıp takıştırırken hissetmiştim. Alice’ in harikalar diyarı olabilirdi, benimki de burası olmuştu işte.

Sahibi Mehmet Uğur Erensayın henüz çok genç ama işine aşık bir usta. Usta diyorum çünkü o taşlarla, inciler, zincirler, boncuklarla öyle güzel kombinler yapmış ki almışken o kombindeki diğer parçaları da dayanamayıp almak istiyor insan.  İlkokulu bitirdikten sonra Kapalıçarşı’da antikacılık yapmaya başlamış. Sekiz yıl burada çalıştıktan sonra Göcek’ten teklif gelmiş ve tası tarağı toplayıp bu şirin beldeye yerleşmiş. Buranın havasını, tadını, tuzunu, suyunu çok sevince de temelli kalmaya vermiş. Bin bir emekle babasının da desteğiyle işte bu dükkanı açmış sevgili Erensayın.

Kardeşim halhallara ben kolye ve yüzüklere kapılmış giderken dükkanın içinde adım atacak yer kalmamıştı. Onca kalabalık içinde gelen gideni takip etmenin, hırsızlığı kontrol etmenin hiç de kolay olmadığını söylediğimde ; “Ben onların vicdanına bırakıyorum, onlar da bu vicdansızlık varsa yapacak bir şey yok, hesabı verirler nasılsa- burada olmasa da öbür tarafta’ diyecek kadar inançlı.

Seçtiğimiz ürünleri, zevkimize göre değiştirip kısaltıp, ekleyip anında yeni tasarımlar da yaratabiliyor. Sattığı her ürünün sonuna kadar arkasında, bir şey olduğunda anında geri alıp yenisini veriyor. Uzun zamandır işine bu kadar tutkulu, çalışırken keyif alan birini görmemiştim desem yeridir. İddia ediyorum ki dükkana girdiğinizde en az bir ürün almadan çıkamayacaksınız.

Ve o rengarenk takıların etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.

Konuyla İlgili Yorumlar

Yorum Bırak

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>